gönül diyo ki...
la gönül, öptürtme ebeni de hâlâ yerindeyken dünya, daha kanlı, en kanlı savaşlar kapısına henüz dayanmamışken, yerle yeksan olmamışken arz, kıyâmet bi cehennem olup başımıza kopmamışken, koparmamışken hayat senle ipini, soluk alabiliyoken hâlâ, yaz la şuraya bişeler!. ne olmuş ki yani uzun ara vermişsen yaşamaya, o "gençliğim geçti gelin" modeli, kayıp yıllar dediğin yılların o güzelim baharlarını hayatla, düzenle, kendinle kavgayla geçirerek yalan ettiysen?!.
kavgayla kurulan dostluk pörsümezmiş.. bak, olm gönül, bunu ben demiyom, ataların sözü diyo!. e, atalar da boşboğazlar gibi boş konuşmazlar ööle, hani “lâf-ı güzaf” cinsi şeyler!.
söz söyler onlar, nokta atış yaparlar, boru değil!.
hadi, bırak la artık edilgenliğine tavan yaptırdığın, şu "bize n'aptılar nâlân, bize ne oldu, batsın bu dünya!." ağlaklıını da ilk gençliğinden bu yana kavgalı olduğun hayatla, bi yolunu bul, dostluk kur, sonra yaz şuraya bişeyler, geleceğe dâir, en umutlusundan?!.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder