Salı

okul..

(bu yaştan sonra nene gerek gümüş zurna) taş çatlasın 18-19-20; mini mini birlerle aynı amfide ders görmeye dinozor çağından bakaya kalmış, nerdeyse üç otuzluğa yaklaşmış, bi dede/baba/dayı öğrenci geldi.. aftan dönmüş.. önce, ne işim var lan torunum yaşında bu ergenlerin arasında modeli, bi yerini yadırgama, bi kendine hesap sorma; iki haftalık bi tereddütten sonra, etrafını neşeli serçecikler gibi saran öğrenci arkadaşlarıyla, hiç de öyle ayrılık falan getirmeyen, aksine daha da perçin, bi has muhabbet, bi has muhabbet!. ortabahçe, hergele, kantin, apex, civardaki kafeteryalar mekânları… bu yıl dördüncü yıl, son sene, ama, yetmişine dört kalmış, dayı/dede/baba/ihtiyar iki sene taktı, geri vitese.. doksanlık anası demans, ona bakmaktan… arada dede/baba/dayı/ihtiyar'a sorular, tavsiye alımları, dert açma vs sanki sokrat var karşılarında anasını satiim?!!. bigün bi koyu muhabbet esnâsında içimizden biri dedeye “baba!. aşk için ne diyon?!” diye sordu, cevap aynen, “âşık olun lan, sevaptır!”

Hiç yorum yok: