30 Mart 2016 Çarşamba

zeldâ da kim?!!

'zeldâ da kim la?!' die soran oluyo şurda!. zeldâ, müntehire marmara'nın iki isminden biri; "nilgün zeldâ marmara"

t.özlü, s.plaht gibi, onun intiharı da canımı çok yakmıştı..
oysa ne gürbüz isyanlar doğacaktı
eğer grî bir intihar asıp gitmeselerdi kapıma!.


ama... bunu onlara diyemedim!.
yaşasalardı, yüzlerine hiç çekinmeden söölerdim terbiyesisim!.

zeldâ

bir kayıptı elbet zeldâ, kelimeleri şunca kıyama kaldırmak
lakin açmasan şu murassa sandığı sen
çıkartıp kılıfından, sıyırmasan kınından, söyletmesen
ebediyen paslanacaktı şu silah, şu namlu, şu hançer, şu dil
şu nemli mermiler;
kelimeler...

milâdımın sancısı şu şiirin ipini de  sen çekmiştin..
gölgemle kavgaya da sen itmiştin, hatırla!.
..
aşk ezelde aldığım büyük bir âhtı demek
ve yaşarken, hesabını lîme lîme verdiğim haz
öyle ki, şu kavga kadardı en az!.

iyi ki bir son verdin gelip zeldâ!.
şu şiirde artık aşkı susturmalı
ve zaman kalmalıydı kavgaya..

dedim ya; kavga en iyi bildiğim şeydi benim
‘bildiğim’ diyorum, çünkü biliyorum;
bu benim en sevdiğim tek narsis yanım
hiç sevemesem de ben beni, kavgayı
kendimle olanına bayılırım..

şu şiirde zeldâ; aşk ne gururlu gemiydi
bir liman, bir kıyı aramadan ıssız, ışıksız
bir kayalık bulup, vurdu kendini
vurdu ve attı dipsiz derinliklere
soylu bir intihârla..

gitti işte
gitti ve bitti!

.
..
...
(bir gün birinin bilmediğin bir yerde
gölgesiyle tutuştuğu bir kavga görürsen
ben ordayım, o benim..
ya çek tetiği, vur tam alnımdan
ya çekip al benden gölgemi!.)

bir gün, bir kıyıda bulursan enkazımı
toplayabilirsen, kırılıp dağılan parçalarımı
bir aşk daha vurmasın diye kayalıklara
fener edip yak;
uzaktan geçsin..
zeldâ, şimdi aşk en uzak!.