14 Kasım 2015 Cumartesi

'hiçkimse'lerin hikâyeleri

kelimeleri şaha kaldırmak, sonu bir uçurumda biten yola çıkarmaktır.. yol biter kelimeler tükenmez.. kelimelerin bittiğini anladığı yerde atını sonsuza sürer gidenler; içimizde derin izler bırakarak..

meçhûl kalemler olup, kalem tutup, uzaklara, bilinmedik adreslere, karşılık bulmayacak mektuplar yazıp yollamakla hayata tutunanlar, yazmanın birtakım cümle elemanlarından, bağlaç ve imlâ işaretlerinden ibaret olduğunu sanır.. oysa onların bıraktıkları büyük anlamları vardır bizde saklı, içimizde ciltlere sığmayacak hikâyeleri öylece içimizde durur.. 
işte, biz ne çok ‘hiç kimse’yiz ve ne çok ‘hiç kimse’ var..

4 yorum:

  1. güzel saptama nezir
    keşke hep, hiç olabilsek

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. zaten de bi 'hiçkimse'ler değil miyiz destiny?!! ve "hiç"?!!.

      Sil
    2. :) Marifet öz'de hiç olabilmek sevgili Nezir , benimkisi söz'de hiç...

      Sil
    3. 'hiç'liğin sırrına ölerek değil, yaşayarak, anlayarak varılır.. anlayarak yaşayanların, 'hiç'likte vârolanların esâmeleri büyük bende!. kendilerine "hiç" diyerek yola çıkarlar onlar, 'hiç'liğin kapısına dayanırlar; bozmazlar da ahidlerini zorlu yol boyunca.. ne nimet ne nikmet alıkoyamaz yollarından; mesrûrdurlar..

      onlarda var olanın bende yokluğunu biliyorum.. sadece anlıyorum onları, imrenerek..
      anlamak mütemmim cüzden bişey midir, 'hiç'likten dirhem nasipli sayılır mıyım ey "hiç"?!.
      şundan da mesrûrum lakin;
      onlardan biri gelir, esirgemez rikkatini, uğrar kapımıza, selâm verir, vârolsun!.

      vârolasın!.

      Sil