17 Ekim 2015 Cumartesi

'hiçkimse'lerin hikâyeleri..

"dost; kişinin ikinci kendisidir" hz. ali


anlatılmaya layık bulduğun bir hayatı anlamamak, anlatılmaya layık bi hikâyenin kendi içine öylece sessiz ve sahipsiz ölüp gitmesi hayatta içimizi en çok yakan şeylerden.. bir cümlenin eşiğinde durmaya bile ehil değilken, gizem dolu bir hayatın hercaî hikâyesinin kapısını cömertlikle ardına kadar açık bulup, içeriye zorlamasız buyur edilmiş hafif âdemlerin ilk adımı attıklarında emsali az bulunur, çağlayarak akan hüzün nehirleri, anlam akışlarıyla karşılaşıp tek damlasını içselleştiremeyenlerin, yüreklerin ayak basılmamış yanlarını, bakir kıyılarını hoyrat çiğneyişlerle gezinişlerini, artlarına bakmadan, tek hâtırasız çekip gidiverdiklerini görmekse ayrı bir yangın, ayrı bir nedamet.. insan hiçbir hatırlayanı kalmadığında ölür asıl.. oysa geceleri sorgudan sürmeler çektiği gözlerinde kimselerin görmediği gizli hüzünler taşıyan, yüzünün her bir çizgisine hayatın bir anlam vurduğu, yazdığı her satırda, ellerini her nedamet duâsına uzatışında bir parça nasipleneni olduğumuz hayatları okumanın, bilmeden, tanımadan söylemenin, söyleşmenin gizil lezzetini tatmak kadar, bilmeden tanımadan susuşmanın da en güzel olduğu, aynı dünyaya, aynı iklimlere, aynı mevsimlere, aynı şehre, aynı yalnızlıklara, aynı hayata ait, uzakları yakın eden dostun gözlerinin, dostun ellerinin, dostun yarasının hikâyesi kadar gerçek değildir; ve hiçbir şey gerçek kadar çekici ve kışkırtıcı olamaz..

dost o ki; yaranı gösterdiğinde yaralarının üzeri lâlezâra dönüşüverir, hayatı bir başka boyutta algılamanın sırrı onunla görünür ve bilinir hâle gelir.. dost o ki; yaşarken yanıbaşında olup da pek çoğunun göremediği, yumruğundan büyük yüreğe sahip olduğunu görür, yalnızlığının gözlerinin içine bakar, uyurken sen rüyalarına gelir, başucunda sadık bir halayık gibi durur, nefes alıp almadığının telaşına düşer, neden sonra uyandırmak için en kanatmasız dokunuşla omzuna dokunur hüznünün, onu bir gelin başı gibi süsler senin için, gözlerini kapatıp sekineyle, tebessümle tek endişesiz baş konulacak bir yürekli bir omzun mimarı olup çıkar..