4 Mart 2015 Çarşamba

yalnızlık...

kim ne derse desin, sözünü en çok ettiğimiz şey yine "yalnızlık"!.
annem de, sağolsun; beni düşünüp, hayatta bi yalnız kalmayım, yanımda gardaş, yolumda bi yoldaş olsun diye yalnızlığımı da doğurmuş yanıma..

yalnız, o benden bi sn. evvel doğmuş!. dolayısıyla, doğal olarak büyük biladerim olur kendisi!. oysa ben, başka bi anadan doğmuş bi yalnız, yalnızlığıma eş bi yalnızlık isterdim, yanıma, yanına..
kısmet işte!. nasipten ötesi yok!. çaresiz, yola böyle yalnız, yalnızlık; devam!.

2 yorum:

  1. Yalnızlık bir gölge, belki de gölgeden çok gerçeğimiz. Sofralar kurulur yalnızlık menüsü olur yüreğin, yataklar serilir yalnızlık olur yorganın, çeşmeler vardır ama dudaklar kölesidir susuzluğun. Her yanımızda yalnızlığın sessiz avazı duyuluyor.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. böyle yazmanın en acısı da, taştığında için, isimsiz adressiz kimliksiz biri olup, ortaya söylenen bir anonim türkü gibi olmak; kime niye yakıldığını, niye bu kadar yakıcı olduğunu kimselerin bilmediği bir türkü..
      duyup, “kim yakıyor bu acı türküleri” diye soran biri gelene dek, yalnız sen dinlersin türkünü.. ve o biri gelip sorduğunda, biyerlerde sen gibi birilerinin var olduğunu bilir, o vakit serinler yangının..
      böyle, yalnızlık da güzeldir!.
      ...
      doğru dersiniz; yalnızlık insanın gerçeği.. alışmak gerek..
      en çok da gölgelerin kaybolduğu akşam saatlerinde başlar koyu yalnızlık, geceleri üstüne üstüne yürür insanın, yalnızlığıyla bir olur insan, yalnızlığı "kendi" olur..

      bazen yalnızlığın sesi bütün sesleri bastırır.. yalnızlık bazen en gür çığlıktır; en çok da, âlemin uykuya daldığı, gecelerin en içlerinde..

      eyvallah!. var olun!.

      Sil