15 Kasım 2014 Cumartesi

sivil dikta

şu nur topu gibi kavramı, aklına da ne geldiyse, yahut da durduk yerde, yahut da kim ittiyse artık, sihirli külotlu çorabından acaip bi hokus-pokusla çıkarıp, gündemimize bomba gibi düşürüp, zaten sokuşturulacak bir yeri kalmamış, zaten zebil, zavallı kavram dünyamızın zavallı şeyine kakalamak suretiyle iç-dış siyaset dilimize kazandıran, ‘nur’lu bi kinaye ablamızdır..
şu kavraması zor kavramın baş harfleri arasında bilinçli biliçsiz yapılan takdim-tehiri saymazsak, “divil sikta” ile “sivil dikta” aynı şeydir..
bu arada; mağdem ki de önüne gelen şeyinden kavram uyduruyo bu ülkede, kimse de bişe demiyo; öykünüp, havaya girip, köpürüp, höykürüp bi kavram da ben salliim ortaya: “zivil zikta”.. kim ölmüş lan bu ülkede kavram sallamaktan?!

“sivil dikta”, bence, tamı tamına;
halkımızın şarkılarını candan dinlediği, en çok da dinleyip derin derin düşünüp, ağlayıp iç muhasebe yaptığı, “dünyada ölümden başkası yalan”ın yorumcusu, nasıl candan olduğunu bilmediğim bi candan şarkıcımızın, “benim konserime türbanlılar gelmesin!” deyişiyle, şeyime bikez takıp saymadığım, ömrümce de saymayacağım bi ‘say’ımızın, “arabesk dinlemek vatan hainliğidir” tarzı döktükleri incilerin, içlerinden çıkarıp buyurdukları herzelerin işaret ettiği şeydir..
sokaktaki en sıradan bi adamının bile, şunlardan çok daha derin bi felsefeye sahip olduğu, mal yerine koydukları halkımın, göbeğini kaşıyan, bidon kafa, bi saç sakal bıyık karışık, sıradan, daanık, serseri bi erkek ferdiyim.. haliyle de, doğal da olarak bi türbanlı-mürbanlı değilim.. ama şu karının konserine hiç gitmediğim gibi, bundan böyle de bi yerim eksilmesin diye de hiç de gitmiycem..
şükür ki albümünün bi tekine bile ilgi duyup zaten üç kuruşluk gelirimin, kaç liraysa artık, o kadar bi yüz lirasını, sağını solunu bile bilmeyen, bu topraklara ait olmayan ne zerzevat varsa portföyüne alan, zırvasında taşıyan, ‘sanatçı’ nam, aşırı derecede doz almaktan balataları sıyırmış, nerdeyse 100’de 100’e yakın, çoğu laikçi kemalist boşboğaz gibi, boğazda yalı sahibi, en beyaztürk etme yolunda harcamamışım.. iyi ki bi kez bile dinlememiş, duyduğum yerde kulak kapatmış, kabartmamışım..

la postal pabuç artıkları, steril prezervatif kaçkınları, kara yaslara bürünesiceler, teneşire tahtaya gelesiceler!. bu nası bi zihniyettir, bu nası bi sıkıntı, ıkıntı, kötü kokulu akıntıdır?!. aybaşınız hiç bitmez mi la sizin?!. kimsiniz siz la, nerden çıktınız, ne şeyimden geldiniz?!. hani sizin sanatçı duyarlılığınız, mütevazılığınız?!. sizin derdiniz, gariban halkımın damarına dokunmak, gururunu incitmek.. böyle yapıp, kendinizden menkul o ‘hikmet’lerinizden ortaya bolca yumurtlayıp kaosa yatıp, pörsümeye yüz tutmuş kıytırık 'sanatçı'lığınızı halkıma 'candan’dırtıp, o sayın fazılınızın say’ına da bi sayım sayım saydırtıp reklamınızı yaptırtıp yüksek yüksek gündemlerde kalmak..

ölümüne dinlemiycem lan sizi!. inadına arabesk, türkü, şarkı, protest, pop, rap, folk, sokak çalgıcıları, klasik müzik, dünya müziği dinleyip, vatanımı da, insanımı da ölümüne sevmeye devam edecem..
orhan da dinliycem, ahmet kaya da.. ıtrî, dede efendi, sadettin kaynak, sezen aksu dinliycem.. çigan da dinliycem, oda müziği de, sessiz isyan cazz da, blues de, country de.. afrikan, latin amerikan, hint, uzak-yakın doğu müzikleri, mozart, wagner, çaykovski de dinleyecem.. hâttâ tahammül sınırlarımı bayaa bi zorlayıp, birbirinin aynı gürültülere sahip cıstaklı müzik, mantar gibi bitme, gına getirten yerli pop, hâtta da daha da ileri gidip ajdar da.. ama zevkiyle, her çeşidiyle dünya zengini musikimize, kültürümüze, estetik dünyamıza taklit, tekrar, ezberden başka ne sıkım bi imajinatif katkı sağladığını kimselerin bilmediği,  şu agresif, prematüre, düşük say’larla, ‘büyük hikmet sahibi’ candan tezyeleri dinlemeyecem.. eğer dinlersem onlar gibi oliim!. ahan da bundan daha ağır bi yeminim de yok!. yoksa top oliim falan derdim!.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder