24 Ocak 2013 Perşembe

sehl-i mümtenî olsun dedik; ama..

sabah sabah hiç münasip kaçmayacak ama, bunu demesem sinirden şirpençe çıkcak, şurda söz etmesi hiç de münasip olmayan bi yerlerimde..

cahile laf anlatmaya çalışmak, cam kırığı yahut bi dikenli çalıyla taharet almaya benzer.. bir öküze izafiyet teorisi anlatabilir, hâttâ daha ileri gidip mübareği kuantum fiziği konusunda bile eğitir, biraz daha uğraşırsanız, bu konuda akademik kariyer bile yaptırabilirsiniz; de lakin, bi cahili insana saygı konusunda it kadar terbiye edemezsiniz..
zaten de at asil bi hayvandır, eşşek şeytan kadar inat.. at, binicisine zarar vermemek için yol seçer, lakin eşşek, üstünden atmak için olmadık yerlerden gider.. zaten de Hoca mübarek, üstünden atmak için inadına inadına yolun en sakat yerlerinden yürüyen eşşeğini yola koyup yönlendirmek için değneğiyle hafifçe ensesine dokunmuş, eşşek aynı anda gaz çıkarmış, o mübarek de, " hayret!. neresine vurduk, neresinden ses geldi?! " demiş.. zaten de bi bilge anadolu sözü de "eşşee bi gerdan kır demişler, tutmuş zart diye gaz çıkarmış" der.. zaten de bi ahmağa verilecek en güzel cevap da sükûtmuş.. zaten de imam-ı âzam "âlimlerle yaptığım bütün münazaraları kazandım, lakin kaç cahille münazara yaptıysam hepsini kaybettim!" der.. zaten de eşşeğe zerduşt palan vursan da eşşek yine eşşeoolu eşşekmiş.. zaten de şeytan, cahilin kuyruğuna yapışmış gezer, sırtına biner, kafasına göre yönetir, zıbarıp insanlık kurtulana dek de bırakmazmış.. zaten de cahile çüşş deyip durdurabilmek imkânsızmış.. zaten de cehalet ve cahil, insanoğlunun yeryüzünde en büyük imtihanıymış..

önümde bu kadar şahane de örnek varken, niye de bu kadar vitesten atıyosam?!.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder