4 Ocak 2013 Cuma

bir eylemin anatomisi-ıı; cevaplar

bütün toptancı yargıların çürük ve tehlikeli olduğunu bi kez daha tekrar ederek;
uçuk ve abuk sorulara, kaçık ve subuk cevaplar:

bir: bu eylemin gerçek amacı aşşaa yukarı bellidir ve öyle masum isteklerden doğan, kendiliğinden, samimi bi eylem filan da değildir.. geçmiş bitakım bazı belirgin eylemlere ve alınan neticelerine, gelinen noktalarına bakılarak, hakkında daha çok şeyler de söylenebilir de, uzatmayalım!.
iki: eylemcilerin eylemi, tüm okul öğrencilerinin istek ve arzularıyla gerçekleştirilmiş orijinal bi eylem olmayıp, marjinalin de marjinali, kendi yarıçapında bile olmayan, ucuz bi eylemdir..
üç: veriler, yani ki odtü okulunda son genel nüfus sayımı sonuçları, toplam 24 bine yakın bi öğrencinin varlığından söz etmektedir.. eylemcilerin sayısı ise, en kaba en zorlama hesapla bin kadar olup, bu iki sayı oranlandığında ortaya, ortalama ve yaklaşık 1 bölü 24 gibi garip bişey çıkmaktadır; ki burdan biz, "ne idüğü belirsiz 1 şahsın, 24’ kişi adına, danışmadan, bilişmeden, hariçten karar verdiği" sonucuna kolaylıkla gidebilir, hâttâ da “bu, bal gibi de faşizmdir!” diyebiliriz..
dokuz: eylemci sayısının öğrenci toplam sayısı karşısında çizdiği kompozisyonun pozisyonu kafadan ofsayttır..
‘küsurat’, ama işte bişekilde güç sahibi edilmiş, totaliter yaklaşık bin kişilik grubun tüm okula hakim olması, kafasına göre takılması, dilediğini yapması, iki üç beş gün bi iki amfi, yemekhane, okul işgal etmesi, okulun geri kalan, bi an evvel okulu bitirip hayata atılma arzusundaki 23 bin öğrencisini derslerinden üç beş gün bi alıkoyuyo filan olması, bu konularda bayaa bi tecrübeli bi okullarımız yöneticileri için çok da bi problem değildir..
on bir: eylemci nüfusun kaçının ve ille de odtü öğrencisi olduğu, aralarında başka okullardan ithal ‘öğrenci’ sayısı, hiç bi okulda bi öğrenci-möğrenci olmayanların, ama da işte, bişekilde eylem mahallinde bulunanların miktarı hiç bilinmemekle birlikte, bu sorunun cevabı istihbarî, istatistikî bi bilgi içerdiğinden, soruyu ancak bi emniyet yetkilileri cevaplayabilir..
on iki: eyleme karar vericilerin kim ve ne olduğunu, eylemleri nerde, hangi karargâhta, ne zaman, nasıl, ne için planlandığını sorgulamak bi paranoya değildir.. niye olsundur ki?! evvelce söylediğimiz gibi; sorudur, akla gelir, ne sorsa yeridir.. sanki şurda, şu eylemin şu anatomisine boşuna mı bakılmaktadır?!.bu yüzden, odtü okulumuzun bu günlerde tamamen dışısından yönetilen bi iç kale olduğunu söylemek pek saçma, acaip de yanlış bi önerme olmaz.. sakın ola ki, şurda “olmaz!” denilmekle sorunun geçiştirildiği, kestirip atıldığı sanılmasın; ilerleyen cevaplarda ve bi başka sayfaya kalmış “sonuçlar” kısmında buna, fazla detaya da inmeden, şöyle bi kuşbakışı bakılacaktır..
yedi: odtü okulunda öğrenciler arasında farklı kaç fikir, görüş, inanç, davranış olduğu kesin olarak bilinmemektedir..bunun sebebi, epeydir alınan duyumlara göre, öğrenciler şu eylemcilerin temsil ettiği güçten fena tırsmaktadır.. bırakın açıktan bi yaşama şansını, ima yolu ile dahî, aykırı, farklı bi görüş dile mile getirmeye kalkmak can ve mal güvenliği tehlikesi açısından büyük risk taşıdığından, sıkı maça isteyen bişeydir.. yani ki, odtü okulunda hâl-i hazırda hakim, mevcuttan başka bi görüşün yaşama şansı sıfırın altında da değil, resmen ve cebren ve hile de ile; sıfırın ta kendidir..
on dört: eylemde olup bitirilmeye çalışılanları, oldubittiye getirilenleri, oldurup da bitirilmeyenleri anlamaya çalışmak, odtü tarihinin olaylarının perde gerisine şöyle bi bakmak pek bişey değiştirmeyecektir; çünkü gidişat, tıpkı gelişat gibi, aynı tas aynı hamamın uzun bi süre daha süreceği görüntüsü vermektedir..
beş: hayır!. bitakım uçuk sorular sormak ve bu sorulara kendince bi cevaplar aramaya kalkışmak niye yavşamış ‘bi komplo ve teorisi’ olsundur ki?!. dünyanın, hakim süpergüç ülkelerinin, çıkarları doğrultusunda, işgale uygun coğrafyalarda uluslararası derin kazı şebeke çalışmaları yapabilmesi için, istihbarat örgütleri gizli komutasında, zeminleri yumuşatıp, muvafık, son derece mümbit sahalar hâle getirici sivil öncülere, stk görünüşlü oluşumlara ihtiyacı vardır.. ilk planda istihbarat örgütleriyle inorganik, bi alâkası yok gibi görünen çoğu eylem, aslında en diplerde dibine kadar organiktir.. hemen yakın zamanlarda Kafkas coğrafyasında ‘bi turuncu devrim’ adı altında ve daha da dünyanın bi çok, eşkale ve işgale uygun yerinde, “halkını diktatörlerinden kurtarıp, ülkelerine barış huzur, özgürlük getirme” gibi, yahut farklı isimlerle sahneye konulan tezgâhların perde arkasında beyazsaray destekli, cia, sionazimosad oluşumlu bi vakf-ı soros’un, yahut benzer oluşturumların çıkması, “a,a!. ne enteresan bi tesadüf?!!” değildir..
dört. bu bi grup eylemci, kendi işini zaten kendileri aslanlar gibi hallederlerken, bazı hocaların, bikısım medyanın, bitakım politikacının, içerden yahut dışardan kıytırık destekleri, yapılan rüzgâra ek üfleme, verilen şu ilave gaz, görüntü hacmini büyütme amaçlı şu hariçten şişirme, kıç kadar yerde kopartılan şu devasa fırtına, sürekli gündemde tutma çabaları çok anlama gelmektedir, çook!.
on: eyleme hiçbi şekilde bi müdahale bizce hayatta şart değildir.. müdahale edilmeyen, kendi hâline bırakılan bi eylem, kuru nefesle şişirilmiş balon gibi daha şişip patlamadan kendi kendine sönecektir.. denemesi de bedavadır..yani, hiç bi müdahale edilmeyen bi eylem bi gıdım yol almaz, öksürük sesi kadar bile bi ses getirmez, tek desibellik bi gürültü çıkaramaz.. müdahale edilmeyen bi eylemin ‘bi eylem’ arzetme özelliği gramajı sıfırdan da sıfırdır..
on dört: 60'lı yıllarda avrupayı, amerikayı kasıp kavuran, önce paris okullarında uç verip çoğu dünya ülkelerinin okullarına virüs gibi yayılan hippilik akımının öncülüğünde, öğrencilerin yurtlarda kız-erkek aynı odada kalma taleplerinden doğan öğrenci hareketleri, aynı yıllarda ülkemiz gençleri ve okullarında çok ama çok farklı bi şekilde mahreç bulmuş, coğrafyası karakteri itibariyle söylemleri tamamen farklı bi devrimci ruh oluşturmuş, ülkemizdeki öğrenci hareketleri düzene tamamen bi başkaldırı şeklini almıştır..
on üç: bugün, bayaa bi özgürlükler üniversitesi olan okulumuzda abd ürünü cola, mak danılt türü şeyler şiddetli protesto görürken, o bi zamanlar hippilik akımıyla özdeşleşen alkol, uyuşturucu, seksin odtü okulumuzda bugün yeri ve öneminin bazı ‘öğrenciler’i arasında bayaa bi iyi olduğu, bunlarla arası pek iyi olmayan öğrencilerce çoğu zaman, korku yüzünden fısıltıyla, bazen de yüksek sesle ifade edilmektedir.. kimin ne yiyip ne içtiği, kimle ne yaptığı bizi hiç mi hiç ilgilendirmediğinden, alkol, uyuşturucu kullanımı yaygınlığını, tüketim miktarını sorgulama, günlük serbest seks paritesi, skalasını inceleme gibi bi gerzekliğe hiç mi hiç bi gerek yoktur.. zaten baştan böyle bir soru zevzeklikten başka bişey değildir..
yirmi bir: “eylem dediğin orijinal, kendiliğinden ve masum olmalıdır” diye yukarlarda biyerlerde, taa en başta demiştik.. bugünkü eylemlerin usta-çırak ilişkisi kapsamında değerlendirilebilmesi de mümkün değildir..hani ortada kabullendikleri bi 'usta' olsa, çırak diycem bunlara.. ama yok!. hani geçtik ustalıktan çıraklıktan, bari öykünme yoluyla birebir taklit eylemler olsa, ona da razıyız da, değil işte!.
dolayısıyle, bugünkü eylemci güruhun sakat düşünce ve karakterleri ile 68 ruhunun seviyeli düşünce ve bir duruşu olan karakteri arasındaki mesafe yerin yedi kat dibiyle, göğün altı katı arasındaki mesafe kadardır.. bu durumda, eylemcilere bugün iyi birer nostalji puştu demek, o 68 devrimci direniş ruhuna, eleştirilcek bi çok yanı olmasına rağmen, bıraktığı onurlu mirasa büyük hakaret sayılır..
on dokuz:  odtü okulumuz, dünyanın ilk beş yüz üniversitesi arasında 300. sıralarda, adını bayaa bi duyuran bi okuldur ve bunda da eylemci güruhun payı “on milyarda sıfır” bile değildir..
yirmi sekiz: "kardeş!. ne olacak bu eylemci 'yavru'larımızın hali?!" diye sormak ne kadar da komiktir!. ne olcaktır; zıkkımın kökü olcaktır..
en fazla şu olcaktır;
bu eylemci yavrularımızın büyük bi kısmı, çok da geçmeden, büyük ihtimalle zaten de kendiliklerinden, yakın ufukta belirmesi yakın bi “gelecek-mülecek, hayat, evlilik, çol-çocuk, geçim-müçüm-seçim” derdi şeye dayanınca sadık birer liberal birey, sıkı kapitalist adamlar olacaklarından, şimdiden “n’olcak bunların hâli?!” modeli bi endişeye tek bi mahal vermek yersizdir.. zaten de reel kapitalist sistem ile ütopik sosyalist sistemin, en tabandakiler esas alındığında aralarındaki fark yalnızca, mideye gidecek malzemelerin türü ilen alakalıysa, boğaz tokluğu ilen alkol tokluğuna talim etmek arasında gıdım bi fark yoktur..

2 yorum:

  1. Hello!
    After visiting your blog, I invite you to join us in the "International Directory Blogspot".
    "International Directory Blogspot" It's 160 Countries and 7200 Websites !
    Missing yours join us
    If you join us and follow our blog, you will have many more visitors.
    It's very simple, you just have to follow our blog, enter your Country and your blog url in a comment, and you will be automatically integrate into the Country list.
    We are fortunate to be on the Blogspot platform that offers the opportunity to speak to the world and to share different passions, fashion, paintings, art works, photos, poems.
    So you will be able to find in different countries other people with passions similar to your ones.
    I think this community could also interest you.
    We ask you to follow the blog "Directory" because it will give you twice as many possibilities of visits to your blog!
    Thank you for your understanding.
    Please follow our blog, it will be very appreciate.
    I wish you a great day, with the hope that you will follow our blog "Directory".
    After your approval to join us, you will receive your badge
    We ask that you follow our blog and place a badge of your choice on your blog, in order to introduce the "directory" to your friends.
    Regards
    Chris
    I follow your blog, I hope it will please you
    To find out more about us, click on the link below:
    http://world-directory-sweetmelody.blogspot.com/

    SPECIAL BADGE FOR TURKEY
    http://nsm08.casimages.com/img/2013/01/04/13010407224712502810727104.png

    Bonne Année 2013 ainsi que pour votre famille
    Happy New Year 2013 and for your family
    Feliz Año Nuevo 2013 y para su familia
    Feliz Ano Novo de 2013 e para a sua família
    °*”˜˜”*°•.¸☆ ★ ☆¸.•°*”˜˜”*°•.¸☆
    ╔╗╔╦══╦═╦═╦╗╔╗ ★ ★ ★
    ║╚╝║══║═║═║╚╝║ ☆¸.•°*”˜˜”*°•.¸☆
    ║╔╗║╔╗║╔╣╔╩╗╔╝ ♥ NEW YEAR ♥ 2013 !!
    ╚╝╚╩╝╚╩╝╚╝═╚╝ ¥☆★☆★☆¥ ★☆

    Regards from France
    Chris

    YanıtlaSil