18 Ağustos 2012 Cumartesi

tandoğan ağbiden açık mektup..

...tüm tandoğan ağbiler adına..
“dünyanın tüm tandoğan ağbileri!. sataşma saldırı var lan, birleşin!”-yerel tandoğan ağbiniz-
T.A: "sen de kimsin lan?!. ne ayaksın olum, bunlar ne ayak?!. kimsin lan sen!. niye korkak tavuk gibi parantez içinden içinden, yakana yakana konuşuyon aslanım!. çıksana ortaya, açık açık söylesene erkeksen?! şu hiç düşünmeden ettiğin lafları, meydanı boş bulup salvosuz salladığın şu kendince bi görüşleri, yalan yanlış iddiaları, sakat düşünceleri nerden alıp getiriyon buraya, önce onu bi de hele!.
ulan hasta mısınız siz olum?! örgüt mörgüt müsünüz siz lan yoksa?! bi toplum düşmanı, vatan haini misiniz siz?!!. hem söyleyin bakayım, o parantez içinde kaç kişisiniz, kilosunuz kaç, ederiniz ne, ayarınız kaç kırat, şu topluma katkınız kaç kuruş, katma değer katsayınız kaç kat şu toplumda?!. siz, yeryüzünde artık üç beş kalmış, toplumsal hayatın gerisinin de en gerisinde ve kaave kültür ve ahlakına sahip zeki çevik aydın insanlarımızın ve aydın toplumumuz şu olmazsa olmaz iplerinde el kadar bi parça bezi olsun bulunmayan bi tarih öncesi dinozorlar olmalısınız!. lan siz taa o ne zamanlar yok olmadı mıydınız, yavşaklar?!”
-way, sen misin tandoğan abi?!.ben de tam senden söz ediyodum!. ama gelip şurda konuşanın sen olduğunu bilseydim, kelime etmezdim ekmek çarpsın!

T.A: “yok, yok; sen de bişi var!.bi filimler karıştırıyon sen!. sen özgürlükçü mözgürlükçü bağımsız bağlantısız bi anarşist bişey gibi konuşuyon!”

-yok ağbi, hâşâ!.nerdee, ne gezer!.ne anarşiti, dinozoru; keşke olabilsem!. darvin dayıya yetişememiş, evrim geçirip bir türlü gelişmemiş, çağdışı, lavuk tek hücreli tavuğun tekiyim ben!.
tamam, biz biraz et kafa, şu, memleketin faydasına şeylerden anlamayan, bol karbonhidratla beslendiğinden kafatasında beyin yerine haşlanmış patates taşıyan, hayatta bi avuç kalmış kelaynak, kalas, kütük, fırınlık sobalık, başka da bi işe yaramayan odun gibi adamlarız.. zaten de gerçekten de anlamıyoruz attan eşşekten, futboldan, çağdaş sanattan bilmemneden diye, insanlıktan çıkmış, çağdışılar olarak hayat damarlarımızdan bırak bi ikisini üçünü beşinin kopmasını tamamı kökünden kesik demektir; bunu da biliyoruz hani.. hakkaten de ama, şu toplumda sayımız bi elin kaç parmağı kadar?!. biz gibi, futbol ilgisizi, ganyan dinsizi, çağdaş sanat kabızı, soyu çoktan tükenmiş, sopu saptan kaybolmuş, nesli kesik bi tarih öncesi ot gibi adamlar niye yaşar ki, di mi?!.
bu arada laf aramızda, anarşi manarşi, dikta ve monarşiden iyidir tandoğan ağbi!.

hani daha da biz, kaaveye hani biz gibi bi çay içmek için kazara düşmüş angut o aşırı younlukta kendine hasbelkader bi kıyı bulmuş, başında elli bin dert, içlerinde milyon sıkıntı, oturmuş kendi hâlinde, kara kara düşünen, gözü derdinden başka bişe görmeyen, hâliyle de kimseyle bi işi mecburi olarak olmayan, sakin huzurlu bi hayatın önlerinden, bi eliyle orta parmak sallayıp öteki eliyle o klasik bildik nasıl geçirdim size ama modeli hareketle nanik yaparak aheste aheste geçerken, yüzlerine aşkolsun yani bi gülmediği, fitboldan, attan, kaave magazin kültür sanat ve siyasetinden, reel politiğinden, eko dengesinden, ozon tabakasından, borsasından, arsasından, iş dünyasından, ekonomisinden, dünya pazarından, bankasından, parasından, üstünden çok kazanılan aposundan, kız kardeşi reposundan, yani ki toplumsal hayatın bu ve benzeri hayati şeylerinden, kısacası yaşamaktan bi zıkım anlamayan, ilk insanın üzerinden şu kaç bin yıl geçmiş, hâlâ koyduun yerde otlayan, zavallı, zır kör, kara kapkara cahil, çağdaş toplumlar için tek bişe ifade etmeyen, eski kafa adamlar, bi lüzumsuz da bişeyiz..
tamam kabul; hata ettik baştan beri, şu parantez içi sinsi sinsi konuşmalarımızda.. şu laflar pek yersizdi, anladık!. yani tandoğan ağbi, buyurduğun gibi biz, memleketin sıhhat ve selameti için, toplumsal barış yararına her görüldüğümüz yerde itlaf edilmeliyiz.. ama lavuğu öldür hakkını yeme demişler..
bu durumda biz size ağırlık, yüce toplumumuza safra olurken siz, tandoğan ağbilerimin biz gibi adamların kâbusu olması çok normal değil mi?!. yani?!. yine de ben, “şerefsizim, kâbus gibisin be tandoğan ağbi!” sözümü utanmadan geri alıyorum şurda!.

T.A: “bak olum!. madem bi ileri beş geri vites yaptın, sana hayatının nasihatini edeyim!. o sinsi sinsi dokundurup, ufak ufak ufalamaya çalıştığın, alaycı alaycı tenkit ettiğin kişi ve konular dünyanın tüm toplumlarında çoktan saygın yer, sağlam maya tutmuş, kısa sürede kökleri çok çok derinlere gitmiş, insan toplum hayatının en iri, kopmaz bi parçası olmuş, toplumsal uzlaşı ve sosyal barışın tesisinde, kitlelerin sakinleştirilmesinde fevkalade sihirli bir işleve sahip vazgeçilmez sopa, pardon; değneklerdir.. bunlar gibi, olası sosyal karışık kuruşuk kırışıklıkların düzeltilmesi, sükûnetin sağlanması, yüce halkımızın bireylerinin tamamının üzerinde hem fikir, tek bilek, tek yürek olduğu aynı kulvarlarda aynı hedefe coşkuyla yürüdüğü böyle kaç şey daha vardır şu memlekette ve dünyada?!. hani bi düşünsene bir kere, bööle ileri geri laflar edeceğine önce bi düşün bi kere; konu ve ilgi bi toplumun temel değerlerini sarsılmaz dinamiklerini oluşturan futbol, at vb gibi, asıl ve asil mevzulardan başka alanlara kayacak olduğunda maazallah, kafalara göre takılmalar, kaoslar, maoslar, anarşiler, manarşiler, neler neler olup toplumunuzun başına neler neler gelebilir, hiç düşündün mü?!.
biliyorsun sipor ve adamları çok mühimdir.. doğal olarak da sonuçta, şu ileri geri konuştuğun kişi ve şeylerin böylesine yararlı iş, uğraşı ve kişiler olmaları sebebiyle, hakkımızda, haklarında olumsuz düşünce ve kanaatlere sahip olmak bi nevi toplum düşmanlığı, vatan hainliğidir.. yüzde yüz toplum yararına olduğu hakim kültür ve erkçe test edilmeden ama oy tulumu onaylanmış, yasalarla da sağlam korumaya alınmış bi kişi, kurum ya da bişeyi aleni yahut gizli tahkir, tağyir, telin tezyif etmek suçtur ve huzur bozucu, çatlak aykırı ayaklanıcı seslerin ayıklanması hususunda yasalarımızın ve kamuoyumuzun aslâ tavizi yoktur.. dolayısıyla üstüne vazife olmayan işlerle uğraşıyorsun, birlik bütünlük ve beraberliğimizi zedeleyici şeyler söylüyor ve hiç de iyi yapmıyorsun.. kökleşmiş, derinleşmiş, bayaa bir derinlere işlemiş, kurum kurum kurumlaşmış kişi ve müesseseler hakkında böyle ileri geri laflar etmekten hiç korkmuyo musunuz siz olum?!. bu saygın işlerin başlarında, her bir yeri deliği iyi bilir, kimi kimseyi iyi tanıyan, hani sıkıysa bi dokun hesabı, derin ve güçlü uzuvları olan, aradığını bi dakkada bulan, uzanıp, alan toplumun en ileri, en saygın adamları vardır.. milli meselelerimiz arasına yavaş yavaş alıştıra alıştıra sokuşturulmuş, ilk iki sıraya yerleştirilmiş şeyler hakkında yüce halkımız önünde böyle uluorta parantez açılıp, parantez içi, yakana konuşur gibi kaçak kaçak, kaçık kaçık konuşuluyor olsa da, saçma sapan laflar edip oturmuş düzenle, sistemle bizle çok samimi olmaya kalkışamazsın.. yiyosa, hadi, bi maçı bi takımı bi sonucu, bi başkanını bi seyircisini, seyisini aprantisini, jokeyini, kulübünü, otunu atını ahırını, bi bişeyini bi eleştir, bi fitbol yazarı yorumcusuna tek bi laf söyle açık açık da, gör sonra ebenin kutrunun çapını!”

-haklısın walla!. hem walla da billa da şu realitelere baktığımda kazın ayağı öyle hiç de meydanı boş bulup sallayıp parantez içinden üfürdüğüm gibi de değil yani!. hani yerden yerin dibine kadar doğrusun!. dediğin gibi yani, gel de anasını satiim, bu uçuk aykırı düşünceleri uluorta seslendir bu toplumda, sıkıyosa?!!
evet tandoğan ağbi, cidden de çok iyi biliyorum; sipor insan ve toplum sağlığında gerçekten de çok mühim bir yere sahiptir, ama ‘sipor’!. gördüğün gibi sana şurda ufacık da olsa bi muhalefet filan etmiyorum, tek tırnak içinde ve yanında ünlem işaretli olmak kaydıyla sapına kadar katılıyorum sana tabiğ ki!.
atlar da melektir hadd-ı zatında!.onlara bi sözüm hayatta olmaz.. e, futbolcular da hâliyle insan.. lakin ya üstlerindekiler?!. üstündeki şebekler tam bi şeytan..
üstündekiler deyince yanlış anlama şurda.. sen iyi bilirsin hani.. hâttâ en iyi sen bilirsin.. sen ne malın gözüsün.. şeyy, yani, şunların üstlerinden, tek tek yalanmak suretiyle hayatta sayılamayacak servetler kazananlar, yarış atı, futbolcu, jokey, kulüp, bahisçi, bayii filan besleyip yeşil sahalarda, çim ve kum pistte koşturan, üstüne iddaalara tutuşup bahisler, lotolar, totolar oynayan oynatan ulus yahut uluslararası, tam karanlık yahut yarı aydınlık, gayr-ı yahut meşru, gayrı yahut resmî kurum kuruluş oluşum, öbek, şebek ve şebekeler.. hâtta bana inanmıyorsan tövbeli bi kumarbaz dayım var; şevki dayı.. atların da, her türlü kumarın, oyunun, oyuncularının ta anasına arvadına kadar iyi bilir.. benim sözüm değil bak tandoğan ağbi, ekseri kumarda zarlar hileli, oyunlar şikeli, bahisler şaibelidir diye o dedi.. ama kim ne derse desin, bazı tespitlerinde cidden çok haklısın bak!. dediğin gibi, şu şeyler, yani özellikle ve öncelikle fitbol ve at yarışı, toplum barışı, birey huzuru konusunda hayatta vazgeçilemeyecek, hayatî şeyler.. o zaman hâliyle de bu konularda az zamanda çok ve olağanüstü işler yapan, yapacak olan siz tandoğan ağbiler, öğretmenlerinin okutup öğretip ve nihayet yurda fevkalade yararlı insan ettiği kişilerdir.. dolayısıyla siz dünyanın tüm tandoğan ağbilerine, toplumlara yaptıkları olağanüstü hizmet sağladıkları katkı, gösterdikleri eşsiz sosyal sorumluluk örneğinden dolayı her birinize varsa devlet büyük nişanı, yoksa üstün hizmet liyakat madalyası filan verilmeli, dünya futbol federasyonları, jokey kulüpleri birliğinin fahri kültür elçileri, ömür boyu temsilcileri seçilmeli, yararlıklarınızın ilelebet sürmesi için nesilleri, yavru tandoğan ağbilerin devlet garantisi ve korumasına daha bi sıkı alınmalı, her bir damızlık tandoğan ağbi yüksek maaşa bağlanmalı, kaavesi kulübü bol olan şehirlerde pilot uygulama başlatılıp uygun tandoğan ağbi çiflikleri, modern tesisler oluşturulmalı, yerli yabancı tandoğanların aynı kaavelerde bir araya getirilmesiyle elde edilecek yüksek verimli kırma yahut kültür tandoğan ağbileri üretimine geçilmeli, yeni Tandoğan yavru ve tosuncuklarına yedikleri önlerinde yemedikleri arkasında, kıdemli tandoğanlar gibi bakılmalı, hizmet süreleri dolup emeklilikleri geldiğinde de en yüksek müsteşar damızlık tandoğan ağbi maaşı üzerinden emekli edilmelidir..

T.A: "tamam la tamam; yalak!.yalama artık!. peki, anladık hepsini diyelim!. ya şu yenilmez yutulmaz laflar?!..hani şu parantez içi (tandoğan ağbiler kimse için tek ve bi kılını, mesela en gereksiz bi kıç kılını dahî feda etmez.. hâttâ babaları için bile küçük parmağını dahi oynatmaz.. hâtta desen ki bi tandoğan ağbiye, ‘tandoğan ağbi!. bak, burda, tam da şurda, şu sol elimin orta parmaanın tam ucunda bi dolama neyi gibi bişey çıkmış.. necasetinden hayatta taharet edemeyecek olmayı bile göze de alarak, hayrına bevletsen şu yaralı parmaama bi kaç damla, yani o mübarek çişinnen de bi iileşse hani?!’ filan desen, sonuçta üç beş damla, yani bi gıdım bi şeyini bir karşılığı olmadan heder edecek olmaktan dolayı yapmaz) demek de ne demek?! zihin misin sen oğlum, bi dediğin bi dediğini tutmuyo!. o kadar çok arıza, o kadar çok çelişki, o kadar çok birbirini çürüten iddia var ki sözlerinde?!.hesapta o kadar ağır laf ediyon, sanki ilkokul bebesi gibi, yaptığın acaip komik hatalara bakınca insanın sana kıkır kakır gülmesi geliyo içinden!. bi taraftan cimri diyon, bi şeyini karşılıksız kimseye vermez diyon, arkasından kalkıyon, (tandoğan ağbi, güzel ülkemiz ve dünyamızın şu en mühim iki meselesi konusunda müthiş dâhi bi bilge, yarış bahis iddaa hususunda, hem ağzına kadar tulum tahmin tüyo dolu, tam bi ince bilgi, derin malumat deposu bi kâhindir.. işte, şu dipsiz derin, sonsuz at eşek futbol magazin bilgisini, o muazzam birikimini karşılıklı mütalaa yolu ilen paylaşma odaklı olmasa da, vaaz, dikte, söylev, nutuk, zoraki kaave konferansları yoluyla, kendine saklaması gereken bi iki ufak tefek şey hariç, bildiği tek bişeyi esirgemeden miri malı gibi yağmaya açıp, gelişigüzel döküp saçan, hesapsız dağıtan on numara bi cömert adamdır, allahı var yok, bilmem!. futbolcuların, kulüplerin, tüm yarışların ve pistlerin, atların eşşeklerin beygirlerin gelmiş geçmiş atalarının performanslarına bakarak, hayattaki koşan koşacak son fertleri hakkında müthiş bilgiler verip maç sonuçları toto loto şans oyunlarında bedavadan acaip tahminlerde bulunup tüyolar uçuran adamdır tandoğan abi!. bu meziyeti ile de etrafındaki biçok gariban kurbana tüyolar uçurur) filan diyon!. hani, övüyo musun, yeriyo musun, yermekten yerden yere vuruyo, yerin dibine mi geçirmeye çalışıyosun, yoksa yüceltiyo musun, lafı nereye getirmeye çalışıyosun belli değil!. bir türlü çıkamıyon içinden, kabul et; çuval çarşaf, dolanmışsın işte!.
ben seni ciddiye almazdım da!. zırım zırım zırvalayıp kıçıyla acaip güldürüyosun milleti kendine!”

-walla tandoğan abi, namerdim bak, şu yazıyı karalarken çok düşündüm karalasam mı karalamasam mı diye!. hâttâ elimi kalemime koydum, şöyle bi düşündüm, bi kara çalmadan önce ve dedim ki kendime, “du lan bi dakka!. ne lan bu, üç kelimede bi, bi tandoğan ağbilerden söz edip methiyeler dizmek, hem bazı bu tür at eşek fitbol magazin ağbileri bitin kadar da sevmezken?!’ filan diye derin bi iç, ön muhasebe yaptım.. hâttâ kendime, ‘şu laflar biraz ağır değil mi olum?!. neresine koycaz bunu o mubarek tandoğan abilerin?!’ bile dedim; yani çuvaldızı kendime de saplayıp, bi özeleştiri yapıp..
hani hepsini koy bi kenara, ‘şu burnundan kıl aldırmaz tandoğan ağbiler öyle şey adamlardır ki, buldu mu geçiresin gelir.. tandoğan ağbiler düğmedir; her görüldüğü yerde iliklenmelidir!’; peki bu ne lan, bu nası bi laftır diye, kendime acaip lirik sorular bile sordum, ekmek çarpsın!.
ya tandoğan ağbi!. şunlardan ben bile utandım doğrusu!. şimdi şurda kalkıp, “ne demek lan bunlar haa?!. bak şurda ağzımı bozmak istemiyom ama, ne diyon la sen, amuagoduum?!” desen karşılığında ben de senin tandoğan ağbi diye kekelemekten başka ne diyebilirim ki?!
lakin işte, bu saatten sonra geri vites daha beter bir uçurum yapar, bu yolun sonu kara toprakta biter diyerek, çaresiz de devam ettim bi yandan; yani mecburen.. yani hemen arkasından, tam da şarampole yuvarlayacakken cesareti, bi toplayıp direksiyonu, ‘naapalım, karalamış olduk bi kere!. işte, söz uçuyor, maalesef karalama kalıyor; senin de iyi bildiğin gibi!’ dedim..
işte gördüğün gibi, hani siz tandoğan ağbilerimiz kadar olmasa da, fikirlere, düşüncelere, yalnızca futbol eşek üzerine kurulu yaşam tarzlarına az buçuk öküzümsü bi tahammülsüzlük, bal gibi de bi gün görmemişlikle şurda bi lümpenlik de biz yapalım dedik.. ama görüyorum ki iyi halt etmişiz..
sonuçta sen haklısın yani tandoğan ağbi!.özür!. şurda kendimizle biraz değil bayaa bi çelişkiye düştük tabi!. ama asıl amaç  sezarınkini sezara, tandoğan ağbilerinkini tandoğan ağbilere vermekti; haklarını yani!. yani şurda ayaküstü bi haksızlık etmeyelim di mi?!.
tamam, biraz çelişik çülüşük konuşmuş olabiliriz şurda.. bi canız biz de, sonuçta bizim de şu et kafamız karışabilir di mi?!. ama abi yaa, bi bak hayrına şuraya şunlara bi be, şu güzelliğe bi bak be abi, şunlara, şu sıralı gaz sisteminden çıkma gibi mübareklere, bak şu sıralı, güzelim şeylere; ‘tandoğan ağbiler, kendi gibilerden başkalarını hayatta umursamayan, kendi egosunu sabah akşam muntazaman sulayıp büyütüp boy attırmaktan başka bi zıkım derdi olmayan bi adamlardır’ ve hemen arkasından da, ‘normal biri normalde yanlarında bi dakka bile oturmaya tahammül edemez!’
ne güzel di mi, ne düzenli!.
ne yani şimdi bunlar da mı gol değil be tandoğan ağbi, bunlar da mı ofsayt?!.

T.A: “salak mıyız biz lan?!. öperken ısırmaya, överken dövmeye, severken öldürmeye çalıştığını anlamıyoz mu sanıyom!. o yarım, üçüncü sınıf, sansasyonel, sloganik sıfır bilginle, seviyesi sıfırın da altında şu eleştiri kabiliyetinle kalkıp laf söölemeye cüret ediyon, hem de kime, kimlere; kendi âlem dünyalarının en seçkin, en saygınları tandoğan ağbilere?!. her şeyden önce bi kere, hani bırak bizi, biz yerli tandoğanları, artık da nerdeyse tüm dünyanın umum görüşüne göre, sen gibi futbol sevmeyen, eşek bilmeyen adamların hayat damarlarından en önemlisi kopmuş gibi olduğu konusunda bütün dünya aynı görüştedir.. hâttâ gibi filan değil, resmen kopmuş olduğuna inanır.. yani ötekiler sağlam olsa ne faydadır, böyle bi adam yaşasa kaç yazar?!.
gördüün gibi, bi adam bu dünyada bu ülkede yaşıyor ve nerdeyse tüm dünyanın halklarının gündemlerinin en başköşesini işgal eden şu en yüksek mevzulara yabancı, sanki satürnden gelmiş garip yaratık gibi bakıyor ve hayret ki hayret yani en ufak bi ilgi duymuyorsa, e hâliyle, şu ileri geri laflar ettiğin tandoğanlar ve aydın tebaalarının siz gibi zombilere ot muamelesi yapmaları, uzaylıymışsınız gibi görmeleri hiç de anormal değil!. yani!”

-tamam tandoğan ağbi!. şurda içinden belki, “sen de amma konudan konuya atlıyon be bilader!. bi orda bi burda, çekirge gibisin mübarek, yetişemiyoz ardından!. bi otur bi dakka yerine bi be!. hem yok ööle abi-mabi muabbetleri!. çabuk topla kendini!. hem zaten de gerçekte de bi abin de yok senin!.. yemişsin abileri!” diye geçiriyo olabilirsin.. fakat terbiyesizim ki bak öyle bi derdim niyetim yoktu; başladım mı tek bi taraftan öte tarafa çıkana kadar, tek bişey atlamadan meseleyi sonuna kadar götüriim, işi bitiriim dedim..
tandoğan ağbi!. bak, aslında ben tandoğan ağbilerle hayatta bi polemie filan girmezdim şurda şöyle, mahallenin kör nimeti gözüme dizime vursun; işime bakardım.. ama maalesef olmadı, şu fitbol, yarışlar, bahisler, iddaalar, hesaplar, insanlar çok üstüme geldiler, her yerden..
hani bu arada; lafa başlarken, en başta bi ayak muyak dedin de!.. tandoğan abi be; son altılıda ilk ayak ne, ne verdi son yarış, atlar kaç ayak?!. abi, hayrına bi tüyo versen?!
anladım, tamam ağbi, kızma!. sen ayak deyince hani?!. tamam, kabul, vazgeçtim; şu mübarek bayram arefesi bizim eşek kancık olsun!. mümkünse bu bahsi kapatalım artık.. söz sana bak, namert oluim ki bak bi daa burdan yazıp, ne açık, ne de parantez içi seslenmeyeceğim, bi daha sana ‘tandoğan ağbi’ filan demeyeceğim.. hani diyip de, zaten de kendimi bildim bileli kaç arefe bayramı göstermeden gelmiş geçmiş, dünya hâlâ ateşler içinde, dünyanın kanı akar her yerde her bayram, her bayram, hani “bayram gelmiş neyime/kan damlar yüreğime” iner her bayram, şu bayramı bari zehir etmeyeyim kendime.. tamam mı tandoğan ağbi!