12 Ekim 2011 Çarşamba

baltacan'a mektuplar-ıı

her şeyden önce bütün toptancı yargıların çürük ve tehlikeli olduğunu çok da iyi bilmek gerektiğini iyi bilerek…
...
'bencillik' için çok şey söylüyor lügatler, Baltacan!. yok ‘vurdumduymazlık’mış, yok “kendinden başka bi Allahın kulunu düşünmezlik’miş, yok ‘acımasızlık, merhametsizlik adaletsizlik’miş, yok falanmış filanmış.. Allah inandırsın ben onların ne dediğine hiç aldırmıyorum; çünkü bildiklerim, duyduklarım gördüklerim bana fazlasıyla yetiyor.. Her ne kadar şu mektupları başlattığımızdan beri, tabiiki de ve eğerki de varsa şurda bi okuyucu mokuyucu halkımız, aralarına sızmış olma ihtimali şu şart dahilinde olan bi takım, bazı kendini bilmez bi güruh, bencillik ve benciller, dolayısıyla da senin için büyük fedakârlıklar sonucu çok uzaklardan bin bir zahmet bulup getirdiğimiz şu sözleri mabad-ı makatından anlama gayreti içine girerek bizim son derece terbiyesiz biri olduğumuz kanaati çukuruna düşebilirler.. laf aramızda baltacan, terbiyesizim ki aslında çok da haksız sayılmazlar.. kabul ediyorum, tamam; şu mektuplar biraz sokak ağzı kokuyor, skolastik kabalıkta, arabeskî ağdalı bol miktarda laf koymalı güzellemelerle bezeli, muhatabını lafla uzaktan ellemeden, güzel güzel söverek sevme, severek dövme sanatından ince örnekler içeriyor ve bu hâliyle, dünyanın tüm bencillerine, üzeri ince dantelalarla özene bezene işli, parlak boncuklarla kaplı bi dansöz elbisesi giydirip âleme rezil rüsvâ eyleme gayreti içinde gibi görünüyor sanki sanki.. ama işin esası ve aslında, bencillik hakkında sanki biraz ağır kaçıyormuşçasına sarfettiğimiz şu ‘içli ve özlü’ sözlerin, 'iyi dilek ve temmeni'lerle dolu şu 'iyi niyet' mektubunun kişi yahut kişilerin, kurum yahut kurumların hiç de kimliği, kişiliği, kurumları ilen alâkalı bi şey değildir. Bu sözler tamamen, şu kötü fiilin ‘insan’ arasında, öteden beri çok ayıp bi şey sayıldığını ifade ve bu uğursuz fiili işleyen kişi yahut kurumu son derece, çok ama çok aşağılık bi yere sürüklediğini hatırlatma için ve bunu insanlık adına bi vazife bilişimiz sebebiyledir.. elbetteki şu mektupları kaleme almaya, sonuçta şu kadar gereksiz cümleye sebep olan şey, aklı başında, bozulmamış toplumlarda kötülükler ordusu olarak anılan ve ‘insan’ arasında büyük nefretle karşılanan ve başlıcaları da “cehalet, cimrilik, içten pazarlıklı olmak, sinsilik ve hainlik, yakasına, karnından kuşdili ile, konuştuğu zaman da daima imâ ile konuşuyor olmak ve daha da neler, neler; ne v.s vs. vs. de vesaireler…” gibi, bi dizi olumsuz duygunun içerisinde top on mu ne, işte onun liste başı sayılan o meşum ‘bencillik’ duygusudur.. şurda asıl amaç, doğada, hemen her insan kişisinde doğal olarak, bazen saf ve serbest halde, lakin çoğu zaman da kendi gibi bazı adî şerefsiz olumsuz duygularla birlikte, tıpkı bi ‘beşi biyerde’ gibi anasını satiiim; bileşik hâlde bulunan şu pis kokulu, hem sahibini, hem muhatabını fena yakıcı, derişik asitli pis duygunun, kişinin bizzat kendince dikkate, ciddiye, ciddi ciddi karantinaya alınıp bizatihî testerbiye edilmedikçe, toplumda çok fena hastalıklara, kapanması imkânsız derinlikte akıntılı, mikrop saçıcı yaralara yol açıcağı hiç de bi kehanet mehanet değil, aksine apaçık bişey olduğunu ifade etmektir.. zaten de birinin insan içinde hiç utanıp sıkılmadan bencillik etmesi, tıpkı mandanın göle uluorta şaaap diye şey etmesi gibi, açık açık yenen bi herzeden ekmek musaf çarpsın ki tek bi farkı yoktur.. Sonuç olarak baltacan; bencilliğin, henüz izanını şuurunu üç otuz paraya satmamış, aklını peynir ekmekle yememiş, değerler hafızasını yitirmemiş toplumlarda pek ayıplandığı, bencil birinin son derece zavallı biri olarak nitelendiği, sen buna hiç inanmasan da, akl-ı selim sahibi insanların ortak kabulü bi gerçektir.. ez cümle diyorum ki; bu uğursuz duygunun temiz toplumlara bi virüs gibi bulaşıp yaygınlaşmasıyla birlikte koyu bi anlayışsızlık felaketi karabulutlar gibi üzerine çöker ve bi daha da zor kalkar.. anlaşıldı mı baltacan?!
../.
Mühim not: şurdaki “../.” ifadesi, kimsenin bi yerinde olmasa da, şu “baltacan’a mektuplar"ın bi süre daha devam ediceği anlamına gelmektedir.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder