9 Mayıs 2011 Pazartesi

yenidünya düzeni

Dünyanın merkezi dedikleri şehirde, üstünden kuş uçurtmadıkları görkemli kapitolün tepesinde,
kaleme çektikleri “dünya barışı(!) zirvesi”nin
iş bitirme bildirisiydi..

içlerinden en şişko ve kutsal olanı
aldıkları o kancık kararları
ilan etmek için açıp o yayvan yavşak, çamcık ağzını, söze
“işçiler, emekçiler ve orospu çocukları
ipsizler sapsızlar, serseriler
evsizler, barksızlar, köprüaltı kadavraları
sömürge şiveliler
lan ezik halklar!
dün, dünyanın kıçına güzel güzel parmak atarken biz
azcık(!) üstünüze gidip, az biraz(!) gerdik sizi
hani konjonktür gereği..
şimdi düşünüp de bugün adam gibi
şu büyük projemiz altına yatırdığımız iyi(!) niyetimizin kusruna bakıp
sakın su kaçırmayın kulağına, eşşekliğimizin!”
diyerek başladı..
sonra, bir yumuşak edasıyla
“bırakalım ama şimdi bunları
aramızdaki şu kan-bıçak düşmanlığı..
siz, dün başınıza ördüğümüz çorapları unutun
geçirdiğimiz o güzelim jüt çuvalları
mahkemesiz hükümlere, yargısız infazlara
kırdığımız kalemleri ve kemiklerinizi
biz, şu evrensel adalet taleplerinizi!”
diyerek devam etti mavallarına
martavallarına..

oysa aslında
"alın ve siktirin gidin, o pek ağırımıza giden özgürlük şarkılarınızı!"
diyordu kestirmeden..

ilan sonrası, mecburi kutlama törenlerine geçecekken tam
aynı anda, Tacitus, koşarak gelip şehrin varoşu, öte ucundan
“ıssızlık yarattıkları yerde ‘barış var!’ diyorlar; yemeyin!”
diyerek seslendi kalabalıklara, elindeki Agricola’dan..
ve dönüp yüzünü, yeni dünyanın yüzsüz büyüklerine
“siz; yasa, masa, kasa koyucular
eremeyesiceler, türemeyesiceler
tahtaya gelesi prematüreler!
siz; ‘yeşil tanrı’nın(!) tatlı dininin, hep üstte
talihli, kurnaz, mübarek(!) kulları
limitsiz soygunlar emeklisi, mülk zengini
her gece yüksek faiz veren bir bankayla yatan
sırdaş hesap, soylu, saygın, bol imtiyaz
hatırı sayılır sermaye doygunu
seçkin-geçkin-sevgili dullar!
sizin, yirmidört saat açık, dev alış-veriş mabetleriniz
aynı kaba işeyip, aynı çanaktan yediğiniz
yağ-bal ağırlama, mükellef sofralarınız
ve toplu istimnalar için coşkulu resepsiyonlarınız
örtülü ödenek ve arpalıklardan yedikçe semiren
“yetim paşababa”larınızın büyütüp
güzelleştirip “fukara parababa”larınıza pasladığı
ne manevî kızlarınız
stratejik, jeopolitik masalarınızda
köpürttüğünüz ‘yeni dalga’
bio-nasyon, dinamik ve ultra şoven bi megalo(man) idea
borsalar azdıran doyumsuz iştah
ekonomik mezalim, çeşit çeşit meze
ne bulursa yiyen, a kalite, global
kocaman karınlarınız
estetik, hassas, pek açık psikolojik harp oyunlarınız
kayıtları sağlam(!), geçmişi temiz oyuncak(!) silahlarla
ilk gençliği pek neşeli geçen
on yedi yaşından tek gün aldırmadığınız
silikonlu göğüslerinizden yılan sütü emen
henüz erkeçliğe kesilmiş ve cezai ehliyeti sıfır
kolluk gücü yüksek, kara zıbınlı
sakladığınız yerden çanak-çömlek patlatan
meşhur-meçhul-seri-sanal(!) cinayetlere tetik düşüren
“iyi çocuk”larınız vardı..

siz, kamuoyuna andersenden beter masallar anlatan
fevkalade örtbas bi medyanız
soytarı nefesiyle şişirilmiş küheylan kırması, beygir bozması
yavşak, yalak, yalama kırk yıllık kır at
melon şapka, çatal dil, ve poker surat
fevkalade nemrut, fevkalade diplomat
süper şarlatan, süper lafazan
kazuratı anüs yerine ağzından çıkan
kurulgan-buyurgan-çokça ısırgan
hilkat garibesi, bir morison sülümanınız
süper cüce, süper sidik, had bildirici
inzibat kültürlü, bir huysuz intikam
kapkara “karaoğlan”ınızla
holivud platosunda temize çekilmiş
ortak yapım, “bin yıl” ölçekli kusursuz plan
ne “fantastik yirmi sekizli” şubatlardınız?!

“anglo” ve “sakson”dunuz ve “sio ve amerikan”
mukavva kâğıda karakalem eskiz
süper karton, süper çizgi, süper karakter
müthiş “ekşın bir men”, süper puşt, süper termit
“süper orospu kız”, süper kahraman
ne süper yarasalardınız..

hani sizin çağdaş “izm”ler kapatması
sürtük ve yatık bi hayat tarzınız
ve her nasılsa hep kızoğlankız kalkan
erkle diktiğiniz yırtık bir beyin ırz zarınız
son kez, çok renkli, bol çeşit maskeli bir baloda
floransa işi, yıllanmış “hürriyet”ten
fazla içip, başı dönüp kendinden geçerken
ince güzelliklerin başını kesen o coşkulu Fransız ihtilâlinizden
nesebi gayr-ı sahih ve ama çokça meşhur
çokça kasap, bol bolşevik, çokça nazi
pek "çevik", pek "siyon" döllere gizli gebe
gizli-yerli-yaban karılarınız vardı..

siz
ana kraliçenin etekleri altından iş gören
has piçler
siz, zavallı dünyanın başbelaları
siz, ne anasını şeyettiklerim
yeryüzü paraziti, asalak mantar, kimyasal zehir
tiran kulaklarına kan üfleyen vampir
güzelliğe kabız, şerre ishal, azgınlığa abazan
milletler kurulunun arabozucuları
“insansız haklar”ınızla ne insancıl(!)
uluslararası, uğursuz ne şeytanlardınız!”
dedi ve bi güzel dalgasını geçerek
öfkeden gerilmiş yüzlerine, yüksek sesle
o meşhur halk şarkısını söyledi;
“oturmuş hesap yapar
ah ciğerimin köşesi!
dünya barışı(!)na giden en kısa yol
aman da kadifeden kesesi!”

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder