9 Mayıs 2011 Pazartesi

aristokratların ruhu var mı?

romantizmin, dolayısı ile, fedakârlığın semtine uğramadığı bencil mahlûkat gruplarından biri de aristokratlardır.. hâl böyle olunca ve de bir mahlûk romantizmden vareste kılınınca, ol garaib mahlûkat için bir ruhtan, varlığından filan söz etmek son derece abesle iştigâl bişeydir.. bu durumda, romantizmden fersah fersah uzak bi aristokrata “ruhsuz-muhsuz” demenin bir yanlışı-manlışı, yanılışı ve kimseye de bir zararının olmayacağı gibi, ona aynı zamanda “odun” diyecek olmanın da abartılı bir yanının bulunmayacağı, özellikle biz, bidonik kafa tavsifiyle, göbek kaşıyanlar diye tesmiye olunan halk arasında, gerçekliği kesinlikle tartışılmayacak bir kesinlikte bir hükümdür..meseleye böyle dalgasız dubarasız yaklaşılınca hemen ardından âdemoğlunun aklına doğal olarak şöyle bir soru gelebilir; “peki öyleyse odunun ruhu var mıdır?”
işte, hadisenin çatallandığı yer de tam da burasıdır..toplumuzda, tuzruhu, sirkeruhu, kadınruhu diye bişeylerin varlığından söz edildiğini az çok herkes bilir de, lakin bugüne kadar “odunruhu” diye bir ruh cinsinden söz edildiğini hayatta duyan tek bi Allah'ın kulu olmamıştır.
elbet bir şeyi birilerinin duymamış oluşu onun varlığına bir halel getirmez; getirmemeli de!.böylesi karışık durumlarda, o bir şey üzerinde akılda bir şüphe oluştuğunda yapılacak en mantıklı şey, mevcut duruma en uygun soruyu bizatihi o şeyin kendisine sormaktır;
“ey odun!.bir ruhun var mı senin?!.varsa çıksın!”

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder