24 Ocak 2011 Pazartesi

game over

“darbeler devri kapanmış mıdır?!”; soru bu!. Bu soru, bazı güzide(!) dünya memleketlerinde güncelliğini hayatta yitirmeyecek olan, pek mühim bi sorudur. Yanlış anlaşılmasın, şurda ‘bazı güzide(!) dünya memleketleri’nden kasıt 'muz cumhuriyetleri'dir. Şu mühim(!) açıklamayı yaptıktan sonra, şu mühim sorunun cevabının aranıp, tartışıldığı platformlara bi göz atmak gerekmektedir.
Soru basittir lakin, ulemasından cühelasına, ehalinin kafası pek bi karışık olup, konu ile alakalı abuk ve subuk, çatlak ve patlak sesler meydanlarda, medyalarda gırla gitmektedir.
Hiç de azımsanamayacak, iyimser bi kitlenin görüşüne göre, “darbeler; evet, kesinkes kapanmıştır!. Bi daa öyle her önüne gelen kafasına göre takılıp, bi darbeye marbeye yeltenemez artık, çünkü vatandaş darbelere karşı uyanık hâle gelmiş ve fena halde hassaslaşmıştır. Yani, bırakın darbe-marbe yapmayı, darbenin “d”sinden, “m”sinden söz edilse bile fena halde huylanmakta, kaşınmaya başlamaktadır!”
Bu görüşe muhalif, konunun bi hayli uzmanı sayılacak güruh ise, endişelerini, “hayır, darbeler devri aslâ kapanmaz, heveslisi çoktur, en hafifi bin yıl sürer, bu böyle devam eder gider!” şeklinde bi ifadeyle dile getirmektedirler.
İşte gördüğünüz gibi, vallahül azim, ulema ve cühela bu konuda ihtilaflıdır. Bizim görüşümüz ise, aşağıda elan buyrulduğu şekildedir, ellemeyiniz!
Bi kere şurda, hiç de ööle, ileri geri buyrulduğu gibi, ortada bi fiili-miili bi durum filan yoktur!.eğer olsaydı, böyle bi darbe-marbe devrinin, öyle hemencecik, kolayca, kendiliğinden yahut da, birileri tarafından “kapattık!” denildiğinde kapanıverecek, “yontma taş devri, lâle devri, buz devri vb” filan gibi, vakti geldiğinde sonlanacak, lalettayn devirlerden bi devir-mevir olmayacağı bal gibi aşikârdır. Hani yani o zaman, ne günah işlenirse işlensin, ne yapılırsa yapılsın, hesap sorulamayacak, kimsenin adını bile ağzına almayacağı, fena tırsacağı, değil bin yıl, onbinlerce bin yıl sürecek bi ‘muz devri’nden söz edileceği güneş kadar ayan bi gerçekliktir. İşte asıl böylesi bi durumda bi darbe felaketinden söz etmek mümkündür ve işte, maazallah, o zaman şöylesi bi devre, “kapandı, mapandı” diyecek olmak, en erken bi lalelikten başka bir şey de olmayacaktır.

Şükür ki, bugün şöylesi uğursuz şeylerden söz etmeye bi mahal yoktur, çünkü ortada böylesi bi felaketi işaret edicek bi vaziyet yoktur, bu yüzden de, şimdi şurda, lafı fazla da sündürmeden, asıl lâlezarlığın yapıldığı meseleye gelinmelidir!
Bi kere, öncelikle, şurda durup dururken darbe-marbe lakırdıları etmenin ne alemi vardır, bu ne kadar gereksiz, konuyla hiç alâkasız ve bilgisizce ileri sürülmüş ne acaip tarz ve usûlde bi şeydir, şunu diyen, böyle demekle, kime niye hizmet etmekte ve ne demeye çalışıp, konuyu nerelere vardırmak istemektedir?!.
Gerçek olan şudur ki, tüm bu hararetli tartışmalara sebep olan şey, aslında darbeyle marbe girişimiyle uzaktan yakından alakası olmayan bi şey ve aynı zamanda bal gibi de “en üst seviyede, son level, en harbî, bi harp strateji oyunudur. Yani, özetle ve tek ve uzun bi cümleyle şu, “yazılım konfigürasyonlarının ilk temelleri taa atamız âdemden hemen sonra atılmış ve sonraki devirlerde konunun uzmanlarınca geliştirilen olağanüstü bi oyunun ilk atasından tescilli adıdır. Stratejisi ve prosedürünün bugünkü, şu son ve en mükemmel hâlini alabilmesi uzun yıllar almıştır. Bunun için, yüz binlerce uzman, çağlar boyu, geceli gündüzlü çalışmıştır. Onlar tarafından binlerce kez ele alınıp, milyonlarca kez test edilip, denekler üzerinde sayısız kez denenip, piyasa sürülmüş, garantili bi oyun olup, tamamen de, gelişmiş b.sayarlar üzerinden oynanır. Orijinal adı “ancak b.sayarda oynanabilen, karmaşık ve çok yönlü harp oyunu" olup, “son sistem stratejilerle donatılmış, en güzel bi harp oyunu senaryoları” serisinin, en son ve en kalıcı bi örneğidir. Öyle ki, şu uçmuş bilişim teknolojisinin, ömrünü ve devrini tamamlayıp, yerini, yepyeni ve ondan daha acaip bi üst teknolojiye bırakmadıkça modası hiç geçmeyecek bi oyundur. Bu oyun, harp oyunu severlerinin zevkine hitap eden bi ürün olmanın yanında, doğal olarak, talebi de arzı da şöyle aşırı yoğun olduğu sürece piyasadan, uzun, upuzun bi zamana dek kolayca kalkmayacak talipli ve pek hevesli taraftarları tarafından, bıkıp usanmadan, zevkle oynanacak ve bitmek de tükenmek de hiç bilmeyecek bi oyundur.. Bu, son sürüm oyunu, zihinlerimizi bulandırmak için, şurda, “darbe” filan diye tesmiye edip, ardından da “bitti, tükendi, kapandı, mapandı” ifadelerini kullanmak ne kadar da yersiz, ne kadar da anlamsız bişeydir?!!.
Yani ki, bilgisayarda 'stratejik harp oyunu' severlerin içi rahat olsun!.Şu oyun, öyle kolayca bitiverecek, tükeniverecek, kapanıverecek bi oyun değildir! Hani, b.sayarın fişinin kasıtlı çekilmediği, ya da mahallenin trafosu, haylaz veletlerce patlatılıp, elektrikler kökten kesilmediği sürece, şu oyun, meraklılarının o sonsuz istek, arzu, iştaha ve hayvansal olmayan temel içgüdülerine bağlı olarak b.sayar sonsuzuna kadar, sonsuz kez tekrarlanabilecek bi oyundur. Kısaca, şurda bi endişeye mendişeye hiç mi hiç bi mahal yoktur. Endişe duyan, kendi payına, oturduğu yerde halüsinasyon gören saf bi dallamadır. Olsa olsa, en fazla yeniden ve de bi “tık”la, kolayca başlatılmak üzere bi “game over” olur, hepsi o kadardır!

İyi oyunlar dileklerimizle!

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder