26 Ocak 2011 Çarşamba

Çin astrolojisi üzerinden burçlar..

2011 yılında gariban ülkemin bitakım, bazı burçlarını neler bekliyor?!.

Öküz: Şimdi ben sana bu yıl ne diyim; adın üstünde, öküzsün işte!.Ye, iç, yat, ineklerle gününü gün et; memleket meseleleriyle ilgili tek bi şey düşünme!.keyfine bak yani koçum! yani ki 2011 yılı sana öküzlükten başka yeni bişey getirmeyecek!
Kaplan: Sinsilikte ve acımasızlıkta üstünüze mahlûk tanımam!.bu özelliğinizi iyi kullanın. Bütün bi yıl sizin!.bu yılki darbe, suikast, cinayet planlarınızla ilgili, ejderha, yılan, maymun, köpek ve domuzla rahatlıkla işbirliği yapabilirsiniz. İhtiyaç duyduğunuzda, Orwel’in ‘hayvan çiftliği’ isimli mükemmel eserinden fevkalade yararlanabilmeniz de mümkün!.
Tavşan: Bokunuz bu yıl da ne kokacak, ne bulaşıcak!.derin güçlerin dümen suyunda iyi gidiyorsunuz yani!.kulaklarınız dik, gözünüz açık, uykunuz hafif olsun!.en küçük bi çıtırtıda soluğu doğruca abd, kanada, fransa, isviçre gibi bol huzurlu(!) ülkelerde rahatlıkla alabilirsiniz. zaten de yıllar evvelinden büyük maharetle kotardığınız devlet ve banka hortumlamalarınızın semeresi yatırımlarınız, sırdaş banka hesaplarınız oralarda sizi bekliyor!.hani hedeflediğiniz, ‘daha çok imtiyaz, daha çok erk, daha çok yağma darbe havucu, daha çok kaynak, daha bi çiftlik, daha bi konformist yaşam, daha bi akar, daha bi atar, daha çok haybeden gelir’ için erketeye yattığınız yerden sıfır riskle, özlediğiniz vurgun düzeninin şartlarının oluşması için çaktırmadan giriştiğiniz, ufak ufak, adım adım ilerlettiğiniz altyapı olayları sayesinde istikbaliniz pek bi parlak görünüyor!.yalnız, bunun için, ergenekon yıldızınızın darbe burcuna girip eski parlaklığına kavuşması gerekiyor. Biraz beklemeniz lazım yani!.hani olası bi karışıklık-marışıklık durumunda, tıpkı on iki eylül de olduğu gibi, ülkeden sıvışıp, üç beş ay sonrasında, ortalık yatışınca, yatırım ve kaldırımlarınızın başına fatihler gibi dönebilirsiniz.
Ejderha: Burcunuzun bu yıl size getireceği şeylerden bahsetme gereği duymuyorum. Ülkemizde bi süre daha uykuda kalınız!.kazara uyanıcak filan olursanız hani, vakit geçirmeden önce telavive uğrayınız, yakın akrabalarınızı ziyarette bulununuz, büyüklerin ellerinden, küçüklerin gözlerinden öpünüz, yüksek, karanlık dostlarınız ve ikiziniz enflasyon ile birlikte ekonomilerini boğazına dek boka batırana kadar iştahla yiyiniz içiniz, bol bol israf ediniz, işinizi bitirip fermuarınızı çektikten sonra batıya yöneliniz; batıya, sürekli batıya doğru gidiniz. Cehennemin dibine kadar yolunuzun olduğunu iyi biliniz, ama siz bi canavar olarak, öyle hemen kestirmeden cehennemin yolunu tutmayınız; özellikle vasingtonda uzunca bi müddet konuşlanınız.. pek sevdiğiniz büyük  iflaslar, şirket batmaları için, özlediğiniz ortam, durum ve imkân şu an pek bi mevcut..yani ki ekonomi otobanları üzerinde ‘harmandalı’, ‘çökertme’ gibi oyunlar için vakit çok müsait!.dünyanın anasını ağlatan, başka barış ve demokrasi şampiyonu(!) ülkelerin ekonomik sonlarını hazırlamada büyük katkılarınız olabilir..mesela ingiltere ve fransa; hatırlarını sormadan geçmeyiniz, hatırları kalmasın yani!.
Yılan: Bu yılın en şanslısı, ekmek çarpsın sizsiniz!.üç vakte kalmaz, bazı azman engerek biraderleriniz mapustan çıkarılıp mebus ediliyor. Bunun için bazı tek partici örgütlerimiz, darbesever stk(!)larımız, iç ve dış derin güçlerimiz, babaların babası, kırk yıldır ülkemin başına "baba" diye çöreklenmiş moruk militarist, morison sülüman'ımızın da yüksek gayret ve büyük destekleriyle cansiperane çalışmalar yapıyor. İşleriniz ayna yani!.
Koyun: (bu kadar vahşi ve azgın mahlukatın arasında ne işi var lan bu koyunun burda?!.hangi aklına soktuğumun sikik kafalısı getirdi bu zavallıyı buraya?!)
Maymun: biliyorsunuz di mi; gelmiş geçmiş bütün yıllar sizin..özellikle üçünüz bi aradayken!.tıpkı geçmiş yıllarda olduğu gibi, bu yıl da bi salaklık etmeyip, sıhhat ve selametiniz için, yine maymunca davranın; görmeyin, duymayın, konuşmayın şurda!.
Horoz: Bilader!. sen şurda yazılan çizilen, konuşulanlara, spekülasyonlara bu yıl da aldırma, kimseyle polemiğe filan girme, güzel güzel işine bak!.bak, zaten ortalık yoluk tavuktan geçilmiyo!.
Köpek: Geçtiğimiz yıl, kurnaz bi tilkinin oyununa gelip attığın taklalar yüzünden bu yıl durumun hiç de iyi görünmüyo!.çok dikkatli olmalısın!.ne yediğine, ne içtiğine, kiminle düşüp kalktığına, kimin kapısında yattığına çok dikkat et, siyastrolojik (s)oyun tehlikeye girebilir!.
Domuz: 2011’de de hâlin içler acısı olacak!.Son bikaç yıldır, devlet yağı, miri malı yağmadan, hortumdan, ihaleden, derin güçlerin sermayelerinden nasiplenemediğin için tazıdan da beter bi haldesin. Bu yıl sana daha da beter gelecek; iğneden ipliğe dönmen kaçınılmaz. sakın beklentilerini yüksek tutma gibi bi dangalaklık içine girme!.hani bundan onlar yıl evvel filan olsa neyse!. Sen iyisimi, hani bi zamanlar, üç beş dinozor hariç, tek bi Allahın kulunun okumadığı, günde üç bin bile satamadığı halde buna rağmen, malum derin güçlerin büyük desteğiyle suni solunum yaşatılmaya çalışılan, bugünlerde esâmesi okunmayan, perme perişan yerlerde sürünen bi renksiz ceride-i mevkutenin, geçmişte o parlatılmış günlerinde, köşesinde, gündeminden düşürmediği için, halk arasında ‘domuzcu köşe yazarı’ nam tesmiye olunan zatınının ahrete çoktan irtihali yüzünden uzunca bir süre kimseden bi medet filan umma!. Bence bu günlerde, silivri dolaylarındaki steplerde bi süre, bi umut gezin, tıpkı yılan gibi, darbenekoncuların çıkışını bekle!.hele bi mebus olup mecalise girsinler, seni mutlaka görürler. Özellikle bi ‘ballıbay’ derin şahsiyetinin koltuğunun altından hiç ayrılma; çünkü şu sözünü ettiğimiz, bugün toprak olmuş malûm domuzcu şahsiyet kişisinin ilk ve son talebesi, mirasçısı, manevi evladı odur ve bugün geçmişten gelen şu beslenme ile ilgili meseleni bilen bi tek o vardır memalikte..bütün umudun onda yani, bizden söylemesi!.

24 Ocak 2011 Pazartesi

game over

“darbeler devri kapanmış mıdır?!”; soru bu!. Bu soru, bazı güzide(!) dünya memleketlerinde güncelliğini hayatta yitirmeyecek olan, pek mühim bi sorudur. Yanlış anlaşılmasın, şurda ‘bazı güzide(!) dünya memleketleri’nden kasıt 'muz cumhuriyetleri'dir. Şu mühim(!) açıklamayı yaptıktan sonra, şu mühim sorunun cevabının aranıp, tartışıldığı platformlara bi göz atmak gerekmektedir.
Soru basittir lakin, ulemasından cühelasına, ehalinin kafası pek bi karışık olup, konu ile alakalı abuk ve subuk, çatlak ve patlak sesler meydanlarda, medyalarda gırla gitmektedir.
Hiç de azımsanamayacak, iyimser bi kitlenin görüşüne göre, “darbeler; evet, kesinkes kapanmıştır!. Bi daa öyle her önüne gelen kafasına göre takılıp, bi darbeye marbeye yeltenemez artık, çünkü vatandaş darbelere karşı uyanık hâle gelmiş ve fena halde hassaslaşmıştır. Yani, bırakın darbe-marbe yapmayı, darbenin “d”sinden, “m”sinden söz edilse bile fena halde huylanmakta, kaşınmaya başlamaktadır!”
Bu görüşe muhalif, konunun bi hayli uzmanı sayılacak güruh ise, endişelerini, “hayır, darbeler devri aslâ kapanmaz, heveslisi çoktur, en hafifi bin yıl sürer, bu böyle devam eder gider!” şeklinde bi ifadeyle dile getirmektedirler.
İşte gördüğünüz gibi, vallahül azim, ulema ve cühela bu konuda ihtilaflıdır. Bizim görüşümüz ise, aşağıda elan buyrulduğu şekildedir, ellemeyiniz!
Bi kere şurda, hiç de ööle, ileri geri buyrulduğu gibi, ortada bi fiili-miili bi durum filan yoktur!.eğer olsaydı, böyle bi darbe-marbe devrinin, öyle hemencecik, kolayca, kendiliğinden yahut da, birileri tarafından “kapattık!” denildiğinde kapanıverecek, “yontma taş devri, lâle devri, buz devri vb” filan gibi, vakti geldiğinde sonlanacak, lalettayn devirlerden bi devir-mevir olmayacağı bal gibi aşikârdır. Hani yani o zaman, ne günah işlenirse işlensin, ne yapılırsa yapılsın, hesap sorulamayacak, kimsenin adını bile ağzına almayacağı, fena tırsacağı, değil bin yıl, onbinlerce bin yıl sürecek bi ‘muz devri’nden söz edileceği güneş kadar ayan bi gerçekliktir. İşte asıl böylesi bi durumda bi darbe felaketinden söz etmek mümkündür ve işte, maazallah, o zaman şöylesi bi devre, “kapandı, mapandı” diyecek olmak, en erken bi lalelikten başka bir şey de olmayacaktır.

Şükür ki, bugün şöylesi uğursuz şeylerden söz etmeye bi mahal yoktur, çünkü ortada böylesi bi felaketi işaret edicek bi vaziyet yoktur, bu yüzden de, şimdi şurda, lafı fazla da sündürmeden, asıl lâlezarlığın yapıldığı meseleye gelinmelidir!
Bi kere, öncelikle, şurda durup dururken darbe-marbe lakırdıları etmenin ne alemi vardır, bu ne kadar gereksiz, konuyla hiç alâkasız ve bilgisizce ileri sürülmüş ne acaip tarz ve usûlde bi şeydir, şunu diyen, böyle demekle, kime niye hizmet etmekte ve ne demeye çalışıp, konuyu nerelere vardırmak istemektedir?!.
Gerçek olan şudur ki, tüm bu hararetli tartışmalara sebep olan şey, aslında darbeyle marbe girişimiyle uzaktan yakından alakası olmayan bi şey ve aynı zamanda bal gibi de “en üst seviyede, son level, en harbî, bi harp strateji oyunudur. Yani, özetle ve tek ve uzun bi cümleyle şu, “yazılım konfigürasyonlarının ilk temelleri taa atamız âdemden hemen sonra atılmış ve sonraki devirlerde konunun uzmanlarınca geliştirilen olağanüstü bi oyunun ilk atasından tescilli adıdır. Stratejisi ve prosedürünün bugünkü, şu son ve en mükemmel hâlini alabilmesi uzun yıllar almıştır. Bunun için, yüz binlerce uzman, çağlar boyu, geceli gündüzlü çalışmıştır. Onlar tarafından binlerce kez ele alınıp, milyonlarca kez test edilip, denekler üzerinde sayısız kez denenip, piyasa sürülmüş, garantili bi oyun olup, tamamen de, gelişmiş b.sayarlar üzerinden oynanır. Orijinal adı “ancak b.sayarda oynanabilen, karmaşık ve çok yönlü harp oyunu" olup, “son sistem stratejilerle donatılmış, en güzel bi harp oyunu senaryoları” serisinin, en son ve en kalıcı bi örneğidir. Öyle ki, şu uçmuş bilişim teknolojisinin, ömrünü ve devrini tamamlayıp, yerini, yepyeni ve ondan daha acaip bi üst teknolojiye bırakmadıkça modası hiç geçmeyecek bi oyundur. Bu oyun, harp oyunu severlerinin zevkine hitap eden bi ürün olmanın yanında, doğal olarak, talebi de arzı da şöyle aşırı yoğun olduğu sürece piyasadan, uzun, upuzun bi zamana dek kolayca kalkmayacak talipli ve pek hevesli taraftarları tarafından, bıkıp usanmadan, zevkle oynanacak ve bitmek de tükenmek de hiç bilmeyecek bi oyundur.. Bu, son sürüm oyunu, zihinlerimizi bulandırmak için, şurda, “darbe” filan diye tesmiye edip, ardından da “bitti, tükendi, kapandı, mapandı” ifadelerini kullanmak ne kadar da yersiz, ne kadar da anlamsız bişeydir?!!.
Yani ki, bilgisayarda 'stratejik harp oyunu' severlerin içi rahat olsun!.Şu oyun, öyle kolayca bitiverecek, tükeniverecek, kapanıverecek bi oyun değildir! Hani, b.sayarın fişinin kasıtlı çekilmediği, ya da mahallenin trafosu, haylaz veletlerce patlatılıp, elektrikler kökten kesilmediği sürece, şu oyun, meraklılarının o sonsuz istek, arzu, iştaha ve hayvansal olmayan temel içgüdülerine bağlı olarak b.sayar sonsuzuna kadar, sonsuz kez tekrarlanabilecek bi oyundur. Kısaca, şurda bi endişeye mendişeye hiç mi hiç bi mahal yoktur. Endişe duyan, kendi payına, oturduğu yerde halüsinasyon gören saf bi dallamadır. Olsa olsa, en fazla yeniden ve de bi “tık”la, kolayca başlatılmak üzere bi “game over” olur, hepsi o kadardır!

İyi oyunlar dileklerimizle!

21 Ocak 2011 Cuma

karanlık cinayetler

eylül öncesi;
binlerce fail-i meçhûl
sonrası;
onyedi bin kayıp..
...
Emeç
Dursun
Mumcu
Aksoy
Anter
Kutlar
Hablemitoğlu
Üçok
Kışlalı
İzzettin Hoca
Özal
Bitlis
.
..
...
yıllardır...

hrant dink..
dört yıl oldu!.

hanzala bunun için de dönmeyecek yüzünü!

"asimetrik psikolojik harp" yahut "asimetrik paralel"

"ülkemde, bazı karanlık güçler tarafından asimetrik psikolojik harp veriliyo"muş-gastelerden-
açıklama, bizzat, dönemin sevgili gnkrmybşk'nınımızdan..zannediyorum ki hazretim bilvesile ile demek buyuruyolar ki; "ülkemde on yılda bi, hiç atlamadan yapılan mutat darbeler zinciri bozulmasın diye, önümüzdeki yıllar için planladığımız masum bi darbe-marbe hazırlığımız filan varmışmış..bundan söz eden bedhahlar, bilmiyolar mı ki, bu bi, b.sayar üzerinden oyanan sanal bi strateji geliştirme oyunudur..hem o kadar da yazıldı çizildi şurda ama di mi, 'game over' filan diye!"
Yani ki, şu ‘darbe-marbe’ türü söylentilere malzeme edilen şu bazı ifadeler, tamamen çağdaş jimnastik sporuna yönelik olup yaptığı çağrışımlar tamamen mesnetsiz ve gereksiz şeylerdir..bu tür iddiaları dile getirenler, toplumu infiale sürükleme amacı gütmekte olan bazı karanlık mahfillerin, kendi çıkarları için, maksatlı uydurdukları, gerçeği yansıtmayan söylentilerden ibarettir.
(oy ben senin asimetrik psikolojik harp ve sanal strateji oyun anlayışının ta .mına bacaamı sokiim, e mi?!)
biz şu parantez içi konuşan adamın bu pek manidar ve içli sözlerine kulak asmadan, muhtelif basın yayın organlarından günün gündemi ilen ilgili derbeyan salvosuz sallamaları okumaya devam edelim; buyrun!.
"öncelikle şurda, öncelikle “asimetri, psikoloji, harekât vs” gibi kelime ve kavramların bi darbeyle marbeyle hiçbi alakay-ı fiiliyesinin olmadığını peşinen söylemiş olalım!
(tabi tabi, ne darbesi; tam da buyruduğunuz gibi; sanal strateji oyunu, spor!.cidden de, şu abuk subuk lakırdıları hangi yırtık ağzının fermuarını diktiğim, üst katından antika halımı bembeyaz iç çamaşırlarının üstüne silkelediğim çıkarır ki bu lafları?!)
...öncelikle şunlar, direkt olarak, yaklaşmakta olan denizcilik ve kabotaj bayramı ve önümüzdeki günlerde ülkemizde yapılacak olan 117. uluslararası jimnastik olimpiyatı ile alâkalı olduğu hepimizin malum olması gereken bişeydir..zaten de aynı cümle içerisinde kullanılmış olmaları bunu kolayca ve güzellikle ispat etmektedir..ulusalcı beyin adamlarımızın üzerinde ittifak ettiği yegâne görüş budur ve aklın yolu da zaten birdir..inanmıyorsanız ekmek musaf çarpsındır..daha da inanmıyosanız ananızın ta .mına kadar yolunuz vardır..Ayrıcana da, şu konuda avamın görüşüne bile göre, ki şimdi şurda belirtilecek avamın görüşü bilimsellerimiz nezdinde yalnızca şu hususa has olmak üzere ve yalnızca şu an için pek bi muteber bi görüştür, burda belirtmiş olalım!.
(hemen yedik biz de; hiç ara vermeden devam!)
...dedik ya; "asimetri, psikoloji, harekât, kozmik mozmik" v.b ifadeler, tamamen jimnastik sporu ile alakalı terimler olup ve zaten de, aynı cümle içerisinde kullanıldığında, bundan yalnızca “asimetrik bar üzerinde, psikolojisi bozuk bi jimnastikçinin, masa hakemlerini ve seyircileri yanıltmaya yönelik, ritmik olmayan, dengesiz hareketleri” bütünsel anlamı çıkmaktadır..Netekim bakınız, şu cümlede geçen “bar” ifadesi de, pek zorlama imâlarla, bi “darbe”ye filan işaret ettiğine dair fevkalade uçuk iddialar karşısında, zaten başlı başına bir delil hüviyeti taşımaktadır..yani ki “bar” kelimesinin ifade ettiği anlam; gerçek anlamda da, mecazi anlamda da, bildiğimiz “bar”, yani ki ‘kafa demleme yeri’ olduğu kadar, memleketimizin Erzurum ve yakın havalisinde oynanan bir tür efelenme, erkeklenme, yiğitlenme, dadaşlanma, tayyarelenme oyununa verilen addır da..şayet şu ifade az daha genişletilecek olursa konu daha da iyi anlaşılacaktır. Sonuç itibariyle şu “bar” kelime-i âdîsi, ‘simetrisi bozuk bar’ anlamına geldiği gibi, içinde, “roof bar, pub, asmalı meyhane, akşamcı bar” gibi, birbirine yakın akraba, cins yahut özel isim kelimelerin ifade ettiği anlamları da içermektedir. Bu nedenle şurda, şu kelimelerin harflerinden pek zorlama bi ebced hesabıyla “27 mayıs, 12 mart, 12 eylül, 28 şubat, 27 nisan ve daha da nicesi..” gibi tarihlere denk geldiğini ifade etmeye çalışıp, bunların bi darbeyi, bi e-muhtırayı işâret ettiği çıkarımında bulunan kafa, fevkalade angut bi kafa olup, bu nası bi kafadır böyle, allasenizdir.. Ayrıcana şu açıklamalarımız bi espri-mespri değildir. Şurda esprisi olmayan bişeyin, peşinen bi anlayışının-manlayışının varlığından söz ediyor olmak doğal olarak son derece anlamsız bişey olacağından şurda yer alması muhtemel bi ‘espri anlayışınıza sokiiim!’ cümlesi, doğru kurulmuş bi cümle olmakla birlikte, kullanım yerinin yersiz ve ayarsız olacağı fevkalade açık bişeydir..Bütün bunların ışığında konuyla ilgili görüş belirten ve şurda çok ciddi ve bilimsel açıklamalarda bulunan kişilerin fevkalade ciddî şu ifadelerini ‘espri’ olarak niteleyip, “anlayışları”na da bi şeyler sokuşturma eylem ve çabasındaki şu yazının bi yerlerinde geçen, sanki bi konuşma balonundan seslenen, harici bi hıyar görüntüsü veren zat, fevkalade yersiz ve tamamen bomboş bi çaba içerisinde, halktan, bidon kafa, göbeğini kaşıyan bi yazar-çizer adam fotoğrafıdır..
Çoğumuzun bildiği gibi, jimnastik sporu, “aletli ve aletsiz” olarak ikiye ayrılır. Aletsiz jimnastik, herhangi bir alet kullanmaksızın, uygun bi zeminde, mesela yer minderinde yapılan dans, benzeri; ritmik ve kesintisiz hareketleri içerir. “yer hareketleri” de denilen aletsiz jimnastikte “zerafet, denge ve esneklik” gibi özellikler öne çıkar. Aletli jimnastikte ise, ya çember, ip, lobut, top tüfek veyahut da kurdele gibi hafif aletler, yahut da barfiks, paralel bar, paralel olmayan bar, yani üstüne basa basa 'asimetrik bar', halka, kulplu, kulpsuz, ipli ipsiz, saplı sapsız beygir, atlama beygiri, zıplama beygiri gibi, vücudu bi yay esnekliğine kavuşturan jimnastik sporu ve bu sporda kullanılan alet, araç-gereçler için kullanılır..
Kısaca, şurda, “barfiks, paralel bar ve asimetrik paralel bar, kulplu kulpsuz beygir, atlama beygiri, halka”dan söz edilmesi, nerdeyse yüz-yüzelli yıla yakındır kullanılan jimnastik aletlerini tanıtma ve geliştirme amacı taşımaktadır. Öyle bazı artniyetli kafaların iddia ettiği gibi, bin yıl filan sürecek bi 'darbe' planının uygulama safhalarından biri filan değildir, tööbeler olsun!.

11 Ocak 2011 Salı

muhal durumlar

lan fazıl! hayatında bikez olsun, bi de şu toprağın bi türküsünü söyle be, a.g! ne yani, çağdaşlık ölmüş mü?!
imza: 'göbeğini kaşıyan, bidon kafa' adam